Ben şu an türk değilim. Müslüman da değilim. İstanbul ‘da yaşamıyorum. Lviv ‘de yarışıyorum bazen de Moskova ‘da yaşıyorum. Avrupa’da yaşayamam. Yaşasam İstanbul ‘u sevmem. Fatih Sultan Mehmed ‘in burayı fethettiğini bilmem. Buranın kaç bin yıllık şehir olduğunu bilmem. Haritadan baktım ve sadece kritik bir noktası var. Gençlere de jeopolitik konumundan bahsedilmiş öyle ezberletilmiş. Ben türkleri barbar bildim. İstanbul ‘un Yunanlıların ya da İtalyanların olmasını sağlayacak savaşı kazanmalarını sonra sonra öğrendim. O savaştan sonra hristiyan olarak hayatıma devam etseydim, İstanbul’ da cami olmazdı sanırım. Hagia Sofia olurdu. Camiler kliseye dönerdi diye düşünüyorum. Reks sinemasının orda bin tip insan var. Askerlik gibi desem mi acaba? Askerlik yapanlar şaşırmaz sanırım. Orda da bin tip insan var taksimde de reks sinemasının olduğu yerde de. Sanırım kalabalıktan. Ama polenezköy de insanların tamamı misafirperver. Bu ırkın başkalığı var. Müsafirperver, sevecen, sıcak kanlı. Bir taksimi ve istiklal caddesini gördüm bir de polenezköyü. Alakasız yerler. Herkes kafasına göre takılıyor. Yaşı 30 oldu diye evde kaldım diyor bulalıma giriyor. Oysaki ilk bulduğu kişi ilke ilk masum aşkı yaşadığı karşılıksız sevdiği ile evlenseydi. Ama bütün kağılar “kısmet değildi” ye çıkıyor. Türk neleri sevmiyorki. Bir komedyen abimizin dediği gibi samimice. Avrupa ‘da sıkılmış, darlanmış. Korna sesi duymamış. İstanbul ‘dan elbetteki bunaldığın günler olur. Çocuk sesleri, trafik, yaşam mücadelesi gibi aklıma gelen bir kaç sıkıcı durumun sonunda yazın tatil için çalışıyoruz. Bir slogan görmüştüm. “Hepimiz Tatil İçin Çalışıyoruz”. Türkler de tatil için çalışıyor. İstanbul ‘dan Kemer ‘e tatile gitmek lüks gibi görünse de insanlar Rusya ‘dan Ukrayna ‘dan ve Avrupanın çeşitli yerlerinden geliyor buraya tatil yapmaya. Geliyorlar Müslümanlığı görüyorlar. Ama Türkler ne kadar yaşıyor Müslümanlığı. Biz elbetteki sorgulamayacağız. Sadece tavsiye verebiliriz. Ahiret gününde herkese sorulacaktır. Böyle biliniyor. Orta Asya ‘dan buralara kadar gelmişiz. 3 kıtada hükümdarlık yapmışız. Bize barbar demişler. Türkiye ‘yi arap ülkesi olarak bilen futbolcular varmış. 4 büyükler onları transfer etmişler ya da etmeyi denemişler. Türkiye ufacık bir ülke değil. Her kalıntı var. Trabzon ‘a da gitsen, Hataya ‘a da gitsen, İzmir ‘e de gitsen; aynı misafirperverliği görürsün. Tanınabilecek en duygusal halk Türkiye ‘de dir. M.Ö. 204 yılından bu yana kurulan 16. Türk Devletinde yaşıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Forsu ‘muzda 16 ok var. Bunların her biri Türk Devletlerini simgeliyor. Bunca yıldız devletin bekası korunuyor. Birileri tarafından, vatanını milletini sevenler tarafından. Anneler tarafından, babalar tarafından. Türk olan herkes bunun için mi çalışıyor. Bilemeyiz. Her koyun kendi bacağından asılacak ya. O garanti.

0
yorumlar

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir