‘Ezeli rekabet ebedi dostluk’ tarihe karışalı çok olmuştu da; laf aralarında kullanılması bile uzun zamandır bize ağır gelir oldu.

FENERBAHÇE;

Var oluşundan bu yana yalnız…

Diğerleri gibi arkasında dönemin gücünü barındıran, dönemden döneme değişkenlik gösteren ancak mutlaka her devirde beliren ve O’nu ittiren gizli eller olmadan yürüyor…

Asaletinden, verdiği sözden, inandığı gerçekten, sahip olduğu değerlerden -gerekirse 50 milyonu karşısına alıp- birkez olsun ödün vermeden, her adımında ‘siz hepiniz ben tek’i hissederek atıyor adımlarını.

Ortak paydası hic bir zaman ‘Gün, ay, yıl, mac, süreç, kisi, kupa, basarı, şampiyonluk garantisi’ olmadı Fenerbahce’yi destekleyen 25 milyonun. Ne tarihte ne bugün ne de eminiz ki yarın!

Fenerbahçe’yi Fenerbahçe yapanlar O düştükçe daha çok sarıldılar, yaralarını sardılar, ‘Yanındayız, Sen İnandığın Yoldan Dönmedikce Seni Yalnız Bırakmayacağız’ dediler.

Sarı ve Laciverti birbirinden ayrı düşünemeyenlerin sevgileri; karsı tarafa duydukları nefretten büyük oldu her zaman. Onların takım sevgisi, aidiyeti Fenerbahçe nefretlerinin yanında ölçülemez küçüklükte iken Fenerbahçe sevgisi hayatın anlamı oldu O’nu sevenler için.

FENERBAHCE, iste bu yüzden her seferinde dimdik ayağa kalkabildi düştüğü yerden.

Yara almadı, kırılmadı, yorulmadı, üzülmedi mı?

Belki de dünya tarihinde hiçbir kulübün, yaşayamayacağı zorluklarla ağır yaralar aldı.
Asırlık Cınar, O’na yapılanları tarihine not düstü birdaha asla unutmamak üzere.

Ancak bildiği ve dosta düşmana da kabul ettirdiği tek bir şey var ki; -işte o hiç değişmedi, o asla yara almadı- : İnandığın yoldan dönme, sahip olduklarına sahip çık, degerlerini kirletmelerine izin verme, ya hep birlikte var ol ya da taviz vermeden yok ol!

FENERBAHCE şimdi yine ‘sadece inandıkları ile’ dimdik ayakta. Yorgun evet ancak güçlü!
Artık Oynanan oyunları görüyor ve bu ‘görmeyi ögrendiklerinden’, kendisine duyulan nefretten güç alıyor.

Fenerbahce ve ona aşık milyonlar; dün olduğu gibi bugün ve şüphesiz yarın da, tarihleri boyunca Fenerbahce’nin arkasından is çeviren, düştüğünde sevinen ve hatta düşmesi için benzersiz efor sarfeden, üzüntüsünden mutlu olanlardan hiçbir şey istemiyor.

Olmayan, hayali düsmanlarını tasvir ederken Fenerbahçe’yi hedef gösteren, “aslında Fenerbahçe’ye yapılmış haksızlıkları, hadsizce kendilerine yapılmış gibi gösteren” Başkanlarından,

25 milyon kan aglarken bulundugu görev süresi boyunca, Fenerbahce’ye düşmanlık adına, Fenerbahçe’nin düşüp kalkamaması adına yapılması gereken her ne varsa yapan ve tetikçileri imzasıyla yaptıran, sonra da CEO’luk ile ödüllendirilen Yöneticilerinden,

Gelenek olarak; Fenerbahce düştügünde mutlu olan camialarından bağımsız düşünemeyecegimiz malum kulübün hiç bir taraftarından tek bir destek İSTEMİYORUZ.

FENERBAHÇE;

Malum kaypak camianın hiçbir bireyinden ne destek ne alkış, kısacası hiçbir şey istemiyor!

Bugüne dek; Fenerbahçe çatısı altında görev yapmış başkan, yönetici ve profesyonelleri, kongre üyeleri, taraftarları ve ‘ ondan bağımsız’ onu takip eden medya mensuplarınca; rakibine karsı SAMAN ALTINDAN SU YÜRÜTMEMİŞ, DÜŞMANLIK İLE ADIM ATMAMIŞ bir camia olan Fenerbahçe; Fair Play, ebedi dostluk maskesi altında yüz yıldır kendisine DÜŞMANLIK besleyen bu camiayı artık daha iyi tanıyor!

Biz,

Dün olduğu gibi bugün de yalnız yürümeye,

‘Gün, ay, yıl, mac, süreç, kisi, kupa, basarı, şampiyonluk garantisi’ beklemeden, kimseye komplo kurmadan, saman altından su yürütmeden, SADECE VE SADECE FENERBAHCE’Yİ desteklemeye,

DEVAM EDECEĞİZ…

12 Numara

0
yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir