comgoogle - Google 1 Nisan saçmalığı yapmayacakken şaşırttı son dakika.... SAÇMA

https://com.google/

Kritik Seo Güncellemesi

21 Nisan 2015 günü google seo güncelemesi yapacağını açıklamıştı. Son zamanlarda da webmaster tools'da "http://www.nuhozcan.com/ sitesinde bulunan mobil kullanım sorunlarını giderin" gibi uyarılar almıştınız. Bu uyarıyı alan siteleriniz var ise durum vahim. Google'daki sıralaması tepetaklak olacaktır. KESİN!

Mobil Devrimi diye adlandırılan sistem dünya çapında milyonlarda sıralama sonuçlarını değiştirecek. Mobil algoritma için geç bile kalınmış olabilir. Google bazen bu kritik adımları saatinde yapabilir. Tabletler ve akıllı telefonlar artıyor. Hem de her geçen gün. Ziyaretçi sayıları (sektöre göre değişebilir) %40'nin üzerinde olan web siteleri mevcut. %20 civarında olsa bile bu oran ufak ufak da olsa artıyor. Responsive siteniz olmasa bile bu ziyaretçiler kaçınılmaz. Responsive ise zaten bounce rate (hemen çıkma oranı) 'da azalacaktır.

Dünya çapında milyonlarca web sitelerinin sıralama sonuçlarındaki kaderini değiştirecek türden büyük ölçekli bir değişime hazırlanan Google, 21 Nisan itibarıyla “merkezinde mobil internet kullanımının olduğu” yeni bir algoritmayı devreye sokuyor. Tabi, bu yeni bir haber değil. Daha önceki paylaşımlarda, Google’ın günden güne mobil internet kullanımına ağırlık vereceğini ve bu yüzden web sitelerinin mobil kullanıcıları düşünmekten başka çaresinin olmadığını defalarca okuduk. Mobil uygulamaların kullanım oranı her yıl biraz daha yükseldiğinden, arama motorunu mobil kullanım alışkanlıklarına endeksleyen Google’ın köklü bir değişikliğe gitmesi zaten bekleniyordu. Ancak bu büyük ölçekli güncellemenin tarihi soru işaretiydi ki, Google beklenen tarihin 21 Nisan olduğunu açıkladı.

Mobil Kullanıcılarla Dost Siteler

Bu sitelere telefondan girdiğinizde görüntü bozulmaz ve herşey okunabilir. Masaüstü tarayıcılardan da girdiğinizde öğeyi denetle yaparak mobil arayüzünü incelerseniz sıkıntı çıkartmaz. Tarayıcı penceresini küçültüp daralttığınızda da ezilip büzülür. Bunu google seviyor. Tarayıcı sağdan küçültün site yine aynı şekilde görünüp sağ tarafı kayboluyorsa yeni bir site yaptırmalısınız. 0537 201 25 71'i arayın siteniz için size bir kaç tavsiyede bulunabilirim. Seo firmaları ise mobil dostu olmayan sitelere de çalışma artık yapmıyorlar. Öncelikle sitelerin mobil olmasını bekliyorlar. Bu yapılacak olan etkiyi %100 gibi maximum seviyeye çıkartır. Mobil uyumlu değilse etki 21 Nisan'dan sonra belki %20 olacaktır. Bunu göreceğiz. Bakalım neler olacak. Aklın yolu bir. Telefondan girdiğiniz sitede aradığınızı bulamıyor size vakit kaybettiriyorsa ve işlem yapamıyorsanız. Siz de o siteden hemen çıkacaksınız. Web siteniz responsive olduğu zaman kullanıcı vakit geçirecektir. Menüler üstte belirgin, ürünler de net şekilde okunabiliyorsa harika. Ekranı zoomlamadan sağa sola oynatmadan sitede gezebiliyorsanız siz de siteye otomatikman +1 vereceksiniz. Bu da google tarafından istenen bir artı durum.

Web siteler artık masaüstü/dizüstü kullanıcılara endeksli olmuyor. Subdomain olak m.nuhozcan.com şeklinde açabilirsiniz. Bu da artı bir avantaj, etki yine %100 olacaktır. Ayarlarınızı iyi yapmalısınız. Mobil uygulamanız var ise zaten başarı daha da fazla gelecektir. Telefondan girdiğinizde direk uygulamayı da yükletirseniz ve hem de responsive hazırlattığınız siteye girişi yaptırıyorsanız iyisiniz demektir. Zaten marka olmşsunuz demektir. Google da zaten bunu istiyor. Rakiplerin yaptığından daha fazlasını yaparsanız daha üst sırada olacaksınız. Hem de kalıcı olarak. Rakibinizin sitesi ezilip büzülmüyorsa, mobil de bilgisiyar gibi görünüyorsa, mobil uygulamanız yoksa google'un sitenize yapacağı birşey yok. Olduğu yerde kalırsınız. En kısa sürede mobil site sorununu ortadan kaldırmalısınız. Maliyet konusu elbette önemli ama bu konuda önemli olmamalıdır.

Web site yöneticilerine zaten gerekli uyarılar ara ara yapıldı. Gerekli zaman tanındı. Sıralamalarınız düşünce de kara kara düşünmeyin. Başa gelen çekilir. Ek bütçe, ek zaman ve google 'dan para kazanıyorsanız eğer bunlar önemli. Satışlarınız ve en önemlisi telefon ile aranmanız azalacaktır. Adwords'de zaten mobil reklamların trendi de her geçen gün artıyor. Asıl para orada olduğu için bu yöntem sizin bütçenizi azaltmanıza neden olacak ve ekstra müşteri aramasına sebep olacaktır.

Aldığınız uyarı aşağıdaki gibi olacaktır. Buradaki sayfa sayısı veya oran önemli değil.

İlgili: http://www.nuhozcan.com/ sitesinin web yöneticisi

Google sistemleri, sitenizden 20 sayfayı test etti ve bu sayfaların %100 kadarında mobil kullanımla ilgili önemli hatalar olduğunu belirledi. Bu 20 sayfada yer alan hatalar, mobil kullanıcıların web siteniz deneyimini ciddi düzeyde etkilemektedir. Bu sayfalar, Google Arama tarafından mobil uyumlu olarak görülmeyecek ve bu nedenle akıllı telefon kullanıcılarının aramalarında sıralamaları buna göre belirlenecek ve görüntülenecektir.

Bunu şimdi düzeltin:

1

Sorunlu sayfaları bulun

Sitenizde mobil uyumlu olmadığı belirlenen sayfalara ve bulunan sorunlara ilişkin raporu görüntüleyin.

2

Mobil uyumlu tasarımla ilgili daha fazla bilgi edinin

Sitenizi mobil uyumlu hale getirmek için uygulayabileceğiniz pek çok teknik vardır. Özellikle, Web Yöneticisi Araçları'nda gösterilen sorunlarla ilgili bilgilere bakın.

3 Sitenizdeki mobil kullanım sorunlarını düzeltin
Sitenizin mobil uyumlu olmasını önleyen sorunları düzeltin

Ne yapmanız gerektiğinden emin değil misiniz?

Buradan sonra yapılacak tek şey. Şu anki mevcut sitenizi yenilemek olacaktır. Mümkün ise baştan yaptırmak olacaktır.

Herşeye rağmen "Son Sözümüz Fenerbahçe"

"O Forma Kutsaldır"

Takımımızın dün akşam oynadığı Beşiktaş maçının ilk yarısında yaşanan vahim olayı üzüntüyle takip etmiş bulunmaktayız.

Karşılaşma esnasında; bugüne kadar dünyanın birçok yerindeki futbol karşılaşmalarında rastlanabileceği gibi taraftarımız, bir futbolcuya tepki göstermiştir. Tepkinin haklı olması bir yana, bu tepkinin başka bir futbolcumuzun ismi telaffuz edilerek takım bütünlüğünü bozacak şekilde ve oldukça yanlış bir zamanlamayla dile getirilmesi talihsizlik olarak nitelendirilebilecek, sağduyudan uzak bir olaydır fakat devamında yaşananlar zülfüyare dokunmayı mecbur kılmıştır.

Şampiyonluk yolundaki en kritik maçta kendisine verilen sorumluluğu yerine getirmeyerek takımı yüz üstü bırakan futbolcunun, Fenerbahçe formasına yapmış olduğu saygısızlık kabul edilemez bir durumdur. Mehmetçik Basriler, Lefterler, Zekiler, Canlar ve nicelerinin uğruna ter akıttığı; Fenerbahçe taraftarının, üzerine sürülmeye çalışılan en ufak bir lekeye karşı kendini siper ettiği o kutsal formanın bu derece küçük düşürülerek yok sayılması hiçbir Fenerbahçeli’nin sineye çekebileceği bir durum değildir. Mevzubahis sporcunun Türkiye’yi terk etmesine yol açan sıkıntılı zamanlarında kendisine sahip çıkan Fenerbahçe camiasının ona layık gördüğü formayı reddetme gafletine düşmesi ve bunu defalarca kez tekrarlaması tahammül sınırlarını çoktan aşmıştır.

Bunun yanı sıra, takımımızın teknik direktörü ve aynı zamanda eski futbolcusu olan İsmail Kartal’ın, bu davranıştan sonra formayı tekrar giydirerek futbolcuyu sahaya dönmesi için ikna etmesi de Fenerbahçe taraftarını üzen bir diğer gelişme olmuştur. Unutulmamalıdır ki; hiçbir futbolcu, galibiyet ve hatta şampiyonluk, Fenerbahçe’nin değerleriyle mukayese edilebilecek konumda değildir. Değerlerimiz arasında da en kutsalı olan formaya; yönetim, sporcu, taraftar farketmeksizin sahip çıkmak hepimizin görevidir.

Tüm bunlar göz önüne alındığında, bu karakterdeki futbolcuya gerekli cezai yaptırımların ivedilikle uygulanması ve kutsal formanın -olması gerektiği gibi- taşıdığı ağırlığa layık olanlara teslim edilmesi zaruridir. O formayı terleten ve terletecek olan tüm sporcular bilmelidir ki; giydikleri çubuklu forma, nasip olmaz öyle her kula!

#ÖzgecanAslan

Neden Michael Jordan? Çünkü Alternatifsiz.

Dediğim gibi; Çünkü Alternatifsiz.

Neden Lefter?


Seni Asla Unutmayacağız LEFTER KÜÇÜKANDONYADİS



http://tr.wikipedia.org/wiki/Lefter_Küçükandonyadis

bebe

facta non verba

"Saida ?: Iridescent Gold" 1998, Steven Naifeh

quidquid latine dictum sit altum sonatur

quae medicamenta non sanat ferrum sanat quae ferrum non sanat ignis sanat

 

[RA Betting Course Part 31] The 5 Steps To Building Profitable Betting Systems

I promised that I would show you the five steps to building betting systems, and that's exactly what I'm going today.

 

Today I'll be sharing those five steps with you, and then we'll go into each step in more detail over the next five emails.

 

Don't make the mistake of thinking that because there's only five steps this isn't going to work.

 

It does. And it's powerful!

 

By using what I'm about to share with you, you'll ensure that you've not only got high quality selections to bet on, but also that you're placing bets on horses that will give you a long term ROI.

 

The most common method for building a betting strategy is to...

 

...get sample data, find which horses win or return the most, put in some filters such as...

 

Move to next step if number of runners <=10 AND course = Southwell

 

Then, once you have found selections that are profitable after applying all your filters, you check it on fresh data to see if it is still profitable.

 

Well...

 

What I'm about to show you will require more work than this.

 

If you don't want to put the time in then that's fine, keep doing what you're doing and I hope it works for you. 

 

But, if you do want to improve your selection process then keep reading.

 

I'm assuming that you've already chosen a specific niche within racing to build your strategy on.

 

Now get yourself a bunch of data from the races you're focusing on and remove 20% of it. Just put it to one side and we'll use this to test your strategy on later. 

 

Take the other 80% and perform the following tasks...

1.     Find eliminations.

2.     Find contenders.

3.     Find wagering eliminations.

4.     Find wagering contenders.

5.     Place bets.

It looks pretty simple doesn't it... well it is.

 

But I can guarantee that the majority of people reading this won't put it into practice.

 

Don't let that be you!

 

I'll be going into each step in more detail, starting with step one in the next part of your betting course.

 

All the best,

 

Nuh ÖZCAN

Sadece ikimizin anladığı yeni bir dil türeteceğiz.

"Kendini onurlandırmaya ve kendine saygı duymaya fırsatın olmaz."

Nasıl olur da Tanrılar böyle bir şeyi görmezden gelirler? O adamların bazıları ki bunlar çok iyi adamlardı ve en çok onlardı ilahî yola kendini adayanlar.

Madem içimizde var olan hayatın küçük bir kısmını yaşıyoruz geri kalanına ne oluyor? Buldum.

Çok güzel bir başlık.

"Bir Kelime Sarrafı" Burada, şu anı yaşıyoruz. Başka yerlerdeki, önceki şeyler geçmişte kaldı."

Özgürlüğüyle tüy gibi hafif, belirsizliğiyle kurşun gibi ağır önümüzdeki uzun ve şekillendirilmemiş onca zamanla neler yapılabilir ve neler yapılmalıdır? "Bu bir dilek mi?"

"Rüya gibi ve nostaljik."

"Bir kez daha hayatın o noktasında olmak... ve bizi biz yapan o yoldan tamamen farklı bir yol seçebilmek..."

Bir yazar, bir filozof olmak isterdi.

Ama sonra doktor olmaya karar verdi.

İnsanların acı çekmemeleri gerektiğine inanırdı.

"Bir yeri terk ettiğimizde orada bizden bir şeyler kalır."

"Gitmiş olsak da orada kalırız."

"Ve içimizde bazı şeyler vardır ki sadece oraya dönerek bulabiliriz."

"Çok kısa bir süreliğine de olsa hayatımıza sahnelik eden bir yere gittiğimizde ruhumuza yolculuk ederiz."

"Ama kendimize ettiğimiz bu yolculukta, kendi yalnızlığımızla yüzleşmemiz gerekir."

"Ve yaptığımız her şey yalnızlık korkusundan yapılmıyor mu zaten?"

"Hayatımız son bulurken pişman olacağımız onca şeyden vazgeçme sebebimiz bu değil mi?"

"Ortada bir diktatörlük varsa, devrim vazifedir."

Geri zekâlı herif!

"Bir insanın yaşadığı hayattan memnun olmasını sağlamak için kendi belirlediği sahip olunması gereken başarılar ve deneyimler fikri eninde sonunda bir özsaygı meselesi midir?"

"Eğer durum buysa ölüm korkusu, insanın planladığı kişi olamama korkusu olarak tanımlanabilir."

"Bunun, bu noksansızlığın asla ulaşılamayacağı kesinleşirse eğer birdenbire, artık tüm yaşamın bir parçası olamayan zamanı nasıl yaşayacağımızı bilemez hâle geliriz."

Daha mı iyi?

Daha mı kötü?

Daha iyi. - Kitabı kendiniz yazmış gibi mi hissediyorsunuz? - Öyle olsun isterdim.

Yıllarca kafasını meşgul eden her şeyden bahsediyor.

Daha iyi mi, daha kötü mü?

Daha kötü.

Okuduğunuz şu güzel cümlelerden birini söylesenize.

"Hayatın gerçek yönetmeni tesadüftür."

"Zalimlik, şefkat ve büyüleyici cazibeyle dolu bir yönetmen."

Tesadüften kastı, kader mi?

Hayır, sanırım şansı kastediyor, şansın rastgeleliğini.

Bir ara verelim, gözleriniz biraz dinlensin.

Pek iyi uyuyamayan bir adamsınız.

- Belli oluyor mu?
- Gözler her şeyi anlatır.

Şu gözlere bakın.

Ne anlattıklarını söyleyin.

Melankolik ama umutlu.

Yorgun ama kararlı.

Çelişkili.

Görmekten bir duyguymuş gibi bahsediyorsunuz.

"Hayatın yönünü sonsuza dek değiştiren önemli anlar her zaman bağıra çağıra gelmesiyle anlaşılmaz."

"Gerçekte, hayatın yönünü belirleyen deneyim anları çoğu zaman, inanılmaz derecede gösterişsiz olurlar."

"Devrimsel etkisini açığa vurup hayatın yepyeni bir ışık altında meydana çıkmasını sağlarken bunu sessizce yapar."

"Ve bu muhteşem sessizlik içinde, onun özel asaleti ikamet eder."

Mariana, İsviçreli olduğunuzu söyledi.

İsviçre'de hiç devrim olmadı, değil mi?

Hayır. Bir şekilde, bu tip şeylerden daima uzak kalmayı başarabildiler.

Güven duygusundan yoksun yaşamak nasıldır, bilemezler.

Güvenecek kimse yoktur; arkadaşlarınız, aileniz...

"Üçüncü gün anladım ki, altında ezilmemek için günleri saymam gerekiyor."

- Amadeu, bizim dinimiz nedir?
- Sadakat.

Değerlerimiz neler?

Doğruluk, her şeyin üzerinde.

Kesinlikle. Gözlerini benden ayırma, yeter. Hiçbir sorun çıkmayacak.

Katedralleri olmayan bir dünyada yaşamak istemezdim.

Askerî üniformanın kirli renkleri karşısında bana onların güzelliği ve de ihtişamı lazım.

Kitabın güçlü kelimelerini seviyorum.

Onun şiirsel kuvvetine ihtiyacım var.

Dilin yozlaşması ve değersiz sloganlar karşısında, ona ihtiyacım var.

Ama içinde yaşamak istemediğim bir dünya daha var.

Bağımsız düşüncenin kötülendiği ve tecrübe edebileceğimiz en güzel şeylerin günah ilan edildiği bir dünya.

Sevgimizin tiranlar, zalimler ve katiller tarafından talep edildiği bir dünya.

Ve en garibi, insanlara vaiz kürsüsünden bu yaratıkları affetmeleri, hatta sevmeleri öğütleniyor.

Bu sebeptendir ki, İncil'i sadece kenara koymak yetmez.

Onu tamamen hayatımızdan çıkarmalıyız.

Çünkü o sadece tepeden bakan, kibirli bir tanrıdan bahseder.

O her yerdedir, Tanrı gece gündüz bizi gözler.

Yaptıklarımızı ve düşüncelerimizi not alır.

Ama sırları olmayan bir adam nedir ki?

Sadece ama sadece kendine ait düşünceleri, dilekleri olmayan...

Yüce Tanrı, o dizginlenemez merakıyla ruhumuzu çaldığını düşünemiyor mu?

Ölümsüz olması gereken ruhumuzu Ama bu kadar ciddiyet içinde ölümsüz olmayı kim ister ki?

Bugün, bu ay, bu yıl ne olduğunun önemi olmadığını bilmek, ne sıkıcı bir şeydir.

Hiçbir şeyin önemi yok.

Buradaki hiç kimse, sonsuza dek yaşamanın nasıl olduğunu bilmiyor.

Ve ne mutlu bize ki, asla da bilmeyeceğiz.

Size bir şeyi garanti edebilirim.

Bu sonsuz ölümsüzlük cenneti, bir cehennem olurdu.

Her anımıza güzellik ve dehşet veren sadece ve sadece ölümdür.

Zaman yalnız ölüm sayesinde yaşayan bir şeydir.

Tanrı bunu neden bilmiyor?

Neden bizi, dayanılmaz bir şekilde kasvetli olabilecek sonsuzlukla tehdit eder?

Katedralleri olmayan bir dünyada yaşamak istemezdim.

Pencerelerindeki ışıltıya o güzel dinginliğine, buyurgan sessizliğine ihtiyacım var.

Kelimelerin kutsallığına, şiirin ihtişamına ihtiyacım var.

Ama bir o kadar da, özgürlüğe ve bu dünyada acımasız ne varsa ona isyan etmeye ihtiyacım var.

Çünkü biri olmadan diğerinin hiçbir anlamı olamaz.

Onun boş vaatleri hakkında konuşmasını yaptıktan sonra Tanrı'dan bahsetmeye cesaret edemedim.

Ama kendime bir dinî kelime için müsaade ettim.

Hainsin sen. Hain!

Hain!

- Sen bir hainsin!
- Ben bir doktorum.

Duydunuz mu beni? Doktor!

Sen bir hainsin!

- Dünya neden bu kadar zalim?
- Ben de kendime soruyorum.
- Sanki hiç umurunda değilmiş gibi.
- Tanrı'nın umurunda değil.
Artık yalnız kalmak istiyorum.

Eğer İsa giyotinle idam edilmiş olsaydı hepimiz büyük parlak bir bıçak karşısında dua edecektik.

Ya da elektrikle idam edilseydi, sandalye önünde diz çökecektik.

Ama bunu gerçekten yapabilir misin?

başkası olmaktan nefret etmez.

Bizde sadakat sebeplerinin listesi vardı.

Diğerlerine karşı suçluluk hissi.

Çekilen çileler, ortak mücadele, ortak metanet...

...zayıflık, yakınlık özlemi...

...ortak nefret, müşterek mizaç, ve buna benzer şeyler.

- Peki ya aşk?
- Biz ona inanmazdık.

Aşırı duygusal kelimelerden sakınırdık.

Onun için önemli olan sadece üç şey vardı:

Tutku, keyif ve güvenlik.

Tutku...
O kız Yahudi.

İçmeyen insanlara güvenmem.

Yak bir sigara.

İyi misin?

Evet.

Aradığı ben miydim yoksa hayat mı?

Hayatımla ilgili her şeyi bilmek istiyordu.

Anılar düşünceler, fanteziler, hayaller... Durmak bilmiyordu.

Uzaklara gideceğiz.

Amazon'a giden bir gemiye bineceğiz.

Yalnız ikimizin olduğu yeni bir dünyaya.

Kitaplar yazacağım...

Sadece ikimizin anladığı yeni bir dil türeteceğiz.

Nehrin bizi sürüklediği yere kadar gideceğiz.

Geçmişe ve de geleceğe...

Sonun en başına...

Ben ne yapacağım?

Onu benimle paylaşacaksın.

Aynı havayı, aynı hisleri, aynı tatları...

Bu istediğin şeyleri...

...kendin için istiyorsun, benim için değil.

İkimiz için istiyorum.

Ama çıkmak istediği yolculuk kendi ruhunaydı, benimkine değil.

"Bir yeri terk ettiğimizde orada bizden bir şeyler kalır."

"Gitmiş olsak da orada kalırız."

"Ve içimizde bazı şeyler vardır ki sadece oraya dönerek bulabiliriz."

"Çok kısa bir süreliğine de olsa hayatımıza sahnelik eden bir yere gittiğimizde. ruhumuza yolculuk ederiz."

Calendar

<<  Ağustos 2017  >>
PaSaÇaPeCuCuPa
31123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

View posts in large calendar

Tag cloud

Page List

RecentComments

Comment RSS